“25 Nisan 1915 Gelibolu ihraç hareketi [çıkarması] ve bu Yarımada’da cereyan eden bütün muharebeler, dünyaya orada kanlarını dökenlerin kahramanlığı ile beraber, bu mücadelenin sebep olduğu zayiatın milletleri için ne kadar elemli olduğunu göstermiştir.”
Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK , 1934
19 ŞUBAT 1915, Çanakkale Boğazı'nı geçmek için ilk deneme
1. Dünya savaşı temelde Almanya ve İtalya’nın sömürgelerden daha fazla
pay alma çabası, Rusların panslavizm hayali (tüm slavları biraraya
getirme çabası) ve Fransız devriminden sonra her milletin kendi
devletini kurma arzusunun sonucu olarak patlak veren genel bir savaş
idi. Avrupada başlayan bloklaşmalara kayıtsız kalamayan Osmanlı devleti
de bazı girişimlerden sonra nihayetinde 2 Ağustos 1914’te Almanya ile
anlaşma imzalar. 10 Ağustos’ta müttefik donanmasından kaçan Amiral
Souchon komutasındaki Goeben ve Breslau zırhlıları Osmanlı devleti
tarafından satın alınır ve Boğazdan geçerek 11 Ağustos’ta İstanbul’a
demir atarlar. Artık isimleri Yavuz ve Midilli olmuştur. 29 Ekim 1914’te
üzerinde Osmanlı üniforması ve başında fesi olan Amiral Souchon
komutasındaki Osmanlı donanmasının Rus limanlarını bombalaması ile
birlikte Osmanlı devleti fiilen savaşın içine girmiş olur. Bu gelişme
üzerine İngiliz ve Fransız donanması 3 Kasım’da Seddülbahir ve
Kumkale’yi bombalar. İşte bu bombalama esnasında Seddülbahir kalesindeki
cephaneliğin patlaması ile 86 askerimiz şehit olur ve bu şehitler 1.
Dünya savaşında Osmanlı devletinin çarpıştığı dört ana cepheden (doğuda
Kafkas, güneyde Kanal ve Irak cepheleri ile batıda Çanakkale) biri olan
Çanakkale cephesinin ilk şehitleri olarak anılır. O bakımdan
Sedd-ülbahir kalesinin hemen yanında bulunan ilk şehitler anıtı
Çanakkale’ye ziyarete gidenlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken bir
yerdir.
İngiliz Savaş Kabinesi “Büyük Gösteri”
kararı alıyor…
Yaşanan tüm bu gelişmeler üzerine İngiliz savaş kabinesi, 28 Ocak
1915’te, büyük ölçüde Churchill’in etkisinde kalarak; “esas hedefi
İstanbul’u ele geçirmek olan, Gelibolu Yarımadası’nı bombalamak ve ele
geçirmek için Şubat ayı içerisinde bir deniz seferi başlatılması”
kararını onaylanmıştır. Osmanlı Devleti’ne karşı düzenlenecek harekât,
“Büyük Gösteri” olarak adlandırılmıştır. Kabinede alınan karara uygun
şekilde ilk olarak 19 Şubat 1915’ te donanma Boğazdan geçmeyi
denemiştir. Donanmanın bu tarihte Boğazı geçmeye çalışması çok ta
tesadüf olmasa gerekir. Zira 19 Şubat tarihi, İngiliz donanmasının ilk
olarak 19 Şubat 1807 yılında Çanakkale Boğazını geçmiş olması ve
İstanbul’a dayanması sonucu 5 Ocak 1809’da Kale-i Sultaniye anlaşmasının
imzalanması sonucunu doğurması nedeniyle önemlidir.
Çanakkale Boğazı’na yapılacak saldırı için
İngilizler Amiral Carden komutasında 14 savaş gemisi, 5 kruvazör, 16
muhrip, 1 uçak gemisi, 5 denizaltı ve 21 adet mayın tarama gemisi,
Fransızlar ise Amiral Guepratte komutasında 4 savaş gemisi, 6 muhrip, 1
uçak gemisi ve 2 denizaltı olmak üzere toplam 75 parçalık bir kuvvet
oluşturmuşlardı. Amiral Carden’in planı Boğaz’ı dört aşamada geçmek idi.
Plana göre önce girişteki istihkâmlar düşürülecek sonra Kepez’e kadar
olan savunma tertibatı tahrip edilecek daha sonra Boğaz’ın en dar
kısmındaki istihkâmlar düşürülecek ve nihayetinde mayın hatları
temizlenerek Marmara’ya geçilecekti. Bu plana karşı Türk savunması ise
şöyleydi: Boğaz girişinde bulunan tabyalar düşmanın Boğaz’dan içeriye
girmesini önlemeye çalışacaktı. Eğer düşman başarılı olursa
Erenköy-Tenker hattında bulunan obüs bataryaları devreye girecekti.
Ayrıca orta bölümde konuşlandırılmış olan küçük çaplı gemi topları ve
havanlardan oluşan “set bataryaları” tarafından mayın hatları korunmaya
çalışılacaktı. Kepez’deki Dardanos ve Soğanlı Dere bölgesindeki Baykuş
(Mesudiye) set bataryaları ise gerektiğinde obüs bataryalarına
gerektiğinde ise merkez tabyalarına destek verecekti. Son olarak
Boğaz’ın en dar yeri olan Çanakkale-Kilitbahir hattında bulunan tabyalar
düşmanın geçişine izin vermeyecekti.
19 Şubat 1915 sabahı saat 06.30 ila 9.30
arasında 11 zırhlı, 3 kruvazör, 18 torpido, 2 denizaltı ve 9 şilepten
oluşan bir filo Boğaz dışında toplanır. Gökçeada ve Tavşan adası
arasında görülen iki torpidoya saat 7.45’te Orhaniye Tabyası’ndan ateş
açılır ve torpidolar uzaklaştırılır. Bu arada bir uçak Ertuğrul tabyası
gerisindeki Gözcübaba mevkiisindeki piyade bölüğüne bomba atar. 8.50 de
yine Orhaniye Tabyası İmroz yönünde duran torpidoya ateş açar. Saat 9.35
olduğunda ise Bozacaada Yeniköy arasındaki iki Fransız zırhlısı Orhaniye
Tabyası’nı ateş altına alır. Tekke Burnu ile İmroz arasında bulunan iki
zırhlı ise Ertuğrul Tabyasını hedef alır. Saat 9.51’de Cornwallis
Orhaniye Tabyası’nı, saat 10.01’de Triumph Ertuğrul Tabyası’nı, 10.32’de
Suffren Kumkale Tabyası’nı ve 12.20’de ise Inflexible Ertuğrul
Tabyası’nı ateş altına alır. Saat 15.00 olduğunda Orhaniye Tabyasında
görevli Batarya komutanı Üsteğmen Wehrmann ölür, tercümanı Ata ve
5.Bölük Telefoncu eri şehit olurlar. 17.15’te Inflexible ateşini
Orhaniye Tabyası’na çevirir. Akşam üzeri Agamemnon da savaşa katılır.
Ancak 17.30’da görüşün elverişsiz olması nedeniyle Amiral Carden
Harekâta son verir. O gün müttefikler istenilen sonucu elde
edememişlerdir. Ancak Türk tabyalarında 4 şehit 11 yaralı toplam 15
kayıp olmuştur.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk
olmak üzere, tüm silah arkadaşları ve bu vatan için canını hiçe sayarak
feda eden tüm şehitlerimize şükranlarımla.
Riyad AKPINAR


Kumkale Tabyası